Devekuşu yetiştiriciliği tarihçesi

Devekuşu yetiştiriciliği tarihçesi

Devekuşu yetiştiriciliği ne zamandan başlanmıştır ?

Devekuşlarının hayatı 20 milyon yıl önceye dönmektedir, devekuşları batıda İspanya’dan başlayan ve doğuda Akdeniz’in kuzey kıyıları boyunca Çin’e kadar uzanan geniş kuşakta yaşıyordu. Ama sadece 1 milyon yıldır, devekuşları afrika kıtasına göçmüşler. Ve genel olarak afrika kıtasının kuzeydoğusunda hayatlarına devam etmektedirler. 

Ama bu büyük cüsseli kuşlar, yaklaşık 7500 yıl önceden insanların ilgisini çekmiştir. Ve antik dönemlerden kalma resimler ve çizgiler ise bunun kanıtı olmaktadır.  Hatta devekuşu tüylerinin ticareti ise binlerce yıl önceye yani antik mısır ve roma imparatorluğuna dayanmaktadır.

Bu makalemizde devekuşlarının yetiştiriciliği tarihçesi ve yaşam alanları ile alakalı bilgiler paylaşacağız. Ve umarız sizin için faydalı olmaktadır. devekuşu ırkları ve alt türleri ile alakalı bir başka makalemiz bulunmaktadır. ve okumanızı tavsiye ederiz.

Devekuşunun evcilleştirme tarihçesi :

Yaklaşık 5500 yıl milattan önce antik mısır döneminde devekuşu tüyleri, adalet sembolu sayılırmış ve yumurtaları ise ilaç üretimi ve hastalık tedavisi için kullanılmıştır. Hatta firavunların serinlemesi için kullanılan büyük yelpazelerin üretiminde devekuşu tüyleri kullanılmıştır. 

Yunan tarihinde ise devekuşlarından yük taşımak için kullandıkları bilinmektedir. Ve bu dönemlerde korularda yaşayanlar, devekuşu yumurta kabuklarından su taşımak için veya genelde bardak olarak kullanmaları ile alakalı bazı kanıtlar bulunmaktadır. 

Devekuşunun evcilleştirme tarihçesi

Eski Tevrat, devekuşlarından vahşi yaratıklar olarak bahseder.İncil, deve kuşlarının çöl evlerinde ve saraylarda yaşadıklarını ve çocuklarına kurtlardan çok daha şiddetli davrandıklarını belirtir. Yahudiler devekuşu etini yasakladılar ve yemediler. Romalı subayların cesaretlerinden dolayı devekuşu tüyü takmalarına izin verildi.

Devekuşu üreme tarihi :

Afrika, dünya ulusları arasında en uzun devekuşu yetiştirme geçmişine sahiptir. Mısırlı Kıptiler hala devekuşu yumurtalarını ihtiyatın sembolü olarak görüyor ve onları kutsal nesneler olarak kiliselere asıyorlar. Namibya’da devekuşları sadece etleri veya tüyleri için değil, bazen Taşlıklarında bulunan elmaslar içinde avlanırdı.

Milattan sonra ikinci yüzyılda, Roma kralı Commodus bazen eğlence için devekuşlarının başını keserdi ve devekuşları yere düşmeden önce çılgınca koşturduğunda eğlenirlerdi. 

Devekuşu üreme tarihi

Üçüncü yüzyılda, Roma imparatoru Alabagus bir festivalde konuklarını eğlendirmek için altı yüz devekuşu beyni ikram etti. İngiltere’den Elizabeth (Ⅰ) ve Fransa’dan Marie Antoine, devekuşlarını beslemeye olan büyük ilgilerinden dolayı, güzellikleri ve renkleri nedeniyle dekorasyonlarında ve kıyafetlerinde devekuşu tüyü kullanmışlardır.

Ortaçağda devekuşu tüyleri avrupa pazarlarına getirildi ve bayanların kıyafetlerinin süsü olarak kullanılmaya başladı. Dedektifler parmak izlerini çıkarmak için devekuşu tüyü kullandılar. Kaydedilen ilk devekuşu yetiştirme çabaları İmparator Barbarossa (1125-1190) tarafından yapılmıştır.

Ama devekuşu üremesinin gelişmesi ilk olarak suni kuluçka yöntemi keşf edildikten sonra başlamıştır. Bu bilgi ilk olarak osmanlı imparatorluğu döneminde bir türk tacir tarafından kahire’ye ve daha sonra floransa’ya transfer edilmiştir.

Devekuşu yetiştiriciliğinde kaydedilen ilk çabalar

Devekuşu yetiştiriciliğinde kaydedilen ilk girişimler M.S 1190-1125’e kadar uzanmaktadır. Devekuşu bakımı Güney Afrika’da 18. yüzyıldan beri uygulanıyor olsa da, Güney Afrika’nın Cape bölgesinde yaklaşık 1860’tan beri devekuşu yetiştiriciliğine ciddi bir ilgi var.

Başlangıçta, yetiştirilen yavrular arasındaki ölüm oranı çok yüksekti. Bu can kayıplarının ana nedeni yırtıcı hayvanların varlığı ve hastalık, yaralanmaların ve doğal kuluçkada problemlerin ortaya çıkmasıydı ve bu nedenle devekuşu yetiştirme faaliyeti tehlikeye girdi ve üretim azaldı.

Yıllar içinde devekuşu yetiştiriciliğindeki sorunları azaltan faktörler :

  • 1869 yılında kuluçka makinesi icadı Cornelius Drebbel tarafından
  • yonca tohumlarının Afrika’ya ithal olması ve devekuşu yemi için kullanılması

Bu değişiklikler sonucunda devekuşu ticareti, 50 yıla kadar, en verimli düzeye çıktı ve özelliklede bu dönem devekuşu tüyü ticaretinin altın çağı olarak bilinmektedir. 

1910’larda, Kaliforniya’daki devekuşu yetiştiricileri ile Güney Afrika’daki devekuşu yetiştiricileri arasında büyük bir rekabet oluşmaya başlamıştır. Afrikalı üreticilerin güvenilirliklerini kaybedebilecekleri noktaya kadar şiddetli bir rekabet vardı. Sonuç olarak afrika yetiştiricileri itibarlarını korumak için, daha kaliteli ve verimli melez deve kuşları üretimine başladılar ve bu konuda ise başarılı oldular.

1913 yılında devekuşu tüyleri güney afrika ihracat listesinde en önemli ürünler arasında yer almaktadır. Yani altın, elmas, yün, gibi ürünlerden sonra en önemli ürün olmaktadır. 

Bu ilerleme 1914’te aniden durduruldu. Ana sebep, Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve bunun dünya ülkelerinin ekonomik ve sosyal durumu üzerindeki etkisinin yanı sıra, kadınların narin dekoratif tüylerinin önemli bir düşmanı olarak kabul edilen üstü açık motorlu araçların rolüydü.

Devekuşu yetiştiriciliğindeki sorunları

Bu kötü devekuşu pazarı İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar devam etti. Bundan sonra ikinci aşama, diğer bir deyişle ikinci ilerleme dönemi başladı. Devekuşu tabakhaneleri 1969-70’de açıldı ve Güney Afrika’da devekuşu derisi satışları arttı. 

Devekuşu derisi 1980’lerin ortalarına kadar önemli olmaya devam etti. Çiftçilerin 1980’lerden bu yana devekuşlarına yeniden ilgi duyması, devekuşu etinin keşfine ve diğer ülkelerin devekuşu eti ve diğer devekuşu ürünlerine olan talebine kadar uzanabilir. 

Yakın zamana kadar, çoğu devekuşu üreme alanı Güney Afrika, Amerika Birleşik Devletleri, İşgal Altındaki Filistin ve Avustralya ile sınırlıydı. Üçüncü gelişme döneminde, Orta ve Batı Avrupa, Asya ve Okyanusya ülkeleri de dahil olmak üzere diğer ülkelerde devekuşu çiftlikleri geliştirildi.

Bu kötü devekuşu pazarı İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar devam etti. Bundan sonra ikinci aşama, diğer bir deyişle ikinci ilerleme dönemi başladı. Devekuşu tabakhaneleri 1969-70’de açıldı ve Güney Afrika’da devekuşu derisi satışları arttı. 

Devekuşu derisi 1980’lerin ortalarına kadar önemli olmaya devam etti. Çiftçilerin 1980’lerden bu yana devekuşlarına yeniden ilgi duyması, devekuşu etinin keşfine ve diğer ülkelerin devekuşu eti ve diğer devekuşu ürünlerine olan talebine kadar uzanabilir. 

Yakın zamana kadar, çoğu devekuşu üreme alanı Güney Afrika, Amerika Birleşik Devletleri, İşgal Altındaki Filistin ve Avustralya ile sınırlıydı. Üçüncü gelişme döneminde, Orta ve Batı Avrupa, Asya ve Okyanusya ülkeleri de dahil olmak üzere diğer ülkelerde devekuşu çiftlikleri geliştirildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Main Menu